Showing posts with label Asuri. Show all posts
Showing posts with label Asuri. Show all posts

Saturday, November 26, 2011

Urmiye ve Havalisinde Ermeni ve Nesturilerin Faaliyyetleri (1917-1918)

Urmiye ve Havalisinde Ermeni ve Nesturilerin Faaliyyetleri (1917-1918)
Barış Metin
Özet
Ekim 1917 Bolşevik ihtilali Sonrasında Rusya Savaş Dışı Kalmıştır. Bu durum birinci Dünya Savaşında Rusya, ingiltere, Osmanlı Devleti ve almanya arasında fiili Savaş da Dâhil Türlü Mücadileler sahne olan iran Topraklarında Türk ve Alman Güçleri için avantaj Sağlamıştır. Söz konusu süreçte Türk kuvetleri, iran içlerinden Kafkaslara yönelmeye başlarken, ingiltere de iran da Rusyanın Boşalttığı bölgeleri ele geçirmeye çalışmıştır. Ingliltere, Türk kuvetlerinden önce iranın Kuzeyini işgal etmek istemesine rağmen bu iş için askeri gücünün yetersiz olması nedeniyle Urmiye ve havalisinde toplanmaya başlayan Ermeni ve Nasturilere destek vermiştir.  Ermeni ve Nasturile de bu bölgedeki Türk kuvetlerine ve Sivil Müslüman Ahaliye Saldırmışlar ve pek çoğu katlermişlerdir.
The Activitis of Armenians and Nestorians in Urmia Region
Abstract
After Bloshevik Mutiny in october, 1971 Russia became hors de combat. The situation proactive war among for Turkish and German troops on Iran land witnessed various struggles including the period, Turkish troops stated to go towards Caucasia through Iran while tried to take over the areas that Russia evacuated in Iran. Though England wanted to occupy North of Iran before Turkish troops, is supported Armenians and Nestorians, began to gather Urmia (Urmiye) and is neighbourhood. Armenians and Nestorians attacked Turkish troops and Civil Muslims in these areas and Slaughtered many of them.
Giriş
Rusya da Ekim 1917 bolşevik ihtilalinin gerçekleşmesi, Dünya Savaşının seyrini önemli ölçüde değiştirmiş, bu durumda hazırlıksız yakalanan itilâf ve ittifak devletlerinin savaşın gidişatına dair yeni politikalar belirlemesini zaruri hale getirmiş ve özellikle ittifak develetleri için avantaj sağlayacak önemli gelişmeleri de ortaya çıkarmıştır.  Bolşevikler, çarlık sonrası işbaşında olan keranski hükümetini Düşürdükten sonra ittifak Devletleriyle savaşa devam etmeme kararı almış ve ateşkes antlaşması talep etmişlerdir. Bu istek sonucu 15 aralık 1917 tarihinde mütareke imzalanmış ve tüm Rus cephelerindeki çatışmalar durmuştur. 22 aralık 1918 tarihinde Berst-Litovski şehrinde Almanya, Avusturya, Macaristan, Osmanlı Devleti, Bulgaristan ve Bolşevikler arasında barış görüşleri başlamış ve 3 mart 1918 de tarihinte görüşmelerin yapıldığı şehrin adıla anılan antlaşma imzalanmıştır(1). Brest-Litovsk Antlaşmasında iran in tarafsızlık siyasetine riayet edilmesi ve toprak bütünlüğünün korunması (bunu için İngiltere il Rusya Arasında 1907 yılında yapılan ve iran I üç bölgeye parçalayan antlaşmanın iptali) konusu da ele alınmış ve Güney Azerbaycan daki Rus ve Türk Askerlerinin geri çekilmesi konusunda Kabul edilmiştir. Söz konusu gelişme bölgede Rusya ile fiili mücadele halinde olan Somanlı Devleti ve Almanya için avantajlı bir durum ortaya çıkarmış, Osmanlı Devletinin doğru sınırlarının güvenlığı açısından büyük bir tahlike ortadan kalktığı gibi öteden beri Rus ve ingliz tahakkümü altında islam Coğrafyalarında yürütülen ittihatı islam politikasına bağlı olarak iran üzerine nüfuzunun artmasını sağlamıştır. Brest-Litovsk Antlaşmasında İran tahlikesine dair alınan karardan memnun olan Şah Osmanlı Devletinin izhar eylediği hissiyatı dostaeden duyduğu memnuniyeti bizaat Osmanlə Dışişlerine Gönderdiği telgrafla bildirmiştir (2). Ruslarin Iran dan Çekilmeye başlamaları Ekim 1917 bolşevik ihtilali ve ülke kargaşalıkların Başladığı döneme rastlamaktadır. Bu esnada Güney Azerbaycan da ve Rus askerlerinin bulunduğu İran topraklarindaki şehirlerde, Kasabalarda köylerde otorite boşluğunun ortaya çıkması ve asayişin bozulması, İran hükümetinin otorite kurucak jandarma ve polis gücünden yoksun olması sebebile bir kargaşa ortamı olmuştur. Bu durmda düzeni ve birliği bozulan hatta iaşesini daha temin edemeyen Rus askerleri yağmaya başlamıştır. Güney İran da ingiltere tarafından kurulan Cenubi İran Nişancılarının (Güney İran polis Kuvetleri) kumundanı olan Percy Sykes, Rus ricalini o sırada Tebrizde bulunan bir dosundan aldığı mektuba dayanarak şöyle ifade etmektedir; Rus askerleri burada binlerce miktarda olmak üzere dolaşıyorlar, tüfeklerini, cephanelerini, eşyalarını ve atlarını ve para edecek bütün teçhizatlarını satmaktadılar. Atlar birkaç şiline gidiyor. Faket yem fiyatı o derece fahiş dereceye çıkmıştır ki atlar ancak hediye gibi verilecek kıymettedir. Filhakika garbi ve şimali İran hükümeti zaafından dolayı Rusların bu vaziyetinden çok zarar görmüşlerdir(3).
Ruslarım çekildiği ve İran topraklarında Türk Kuvetleri için daha uyqun bir ortamın oluşmaya başladığı bir dönemde 1918 şubat ve mart aylarında İranda Yaşayan Ermeni ve Nasturiler Savuçubulak (Günümüzde Mahabat) havalisinde Rusların silahlarını ele geçirmişler (4) ve Urmiye (Urmu, Urmiya, Urumiye) ve Dilman havalisinde toplanmaya başlamışlardır. Van bölgesinden, Osmanlı kuvetlerinin önünden çekilen Ermeni ve Nasturiler ile söz konusu İran Ermeni ve Nasturileri Urmiye Gölü çevresinde birleşerek yerli Müslüman ahaliye ve Osmanlı kuvetlerine karşı mücadile hazırlırkları yapmışlardır. Bu durum üzerine Osmanlı kuvetleri de hem van bölgesinden Urmiyeye doğru hemde Erbilden ve Revandız bölgesinden Güney Azerbaycan ve Kafkasyaya Doğru harekete geçemişlerdir. Bölgede bulunan Osmanlı subaylarınc Rusların tahliyesi esasında Yaşayanlara dair gözlemler rapor olarak ilgili üst komutanlıklara sürekli bildirilmiştir. Aralık 1917 nin başından ocak 1918 ortasında kader sene ve Hamedan bulunan istihbarat zabiti mülazım ı Evvel sadık Efendinin gözlemlerine ve duyumlarına dayanarak hazırladığı ve Musul vasıtasıyla 11 ocak 1918 tarihinde birinci şube Müdüriyetine gönderdilen rapora göre (5) Ruslar 12 aralık 1917 tarihinden itibaren (bölgeden) çekilmeye başlamış 26 aralık 1917 tarihine kader heçbir nefer kalmamıştır.
1.Rusların çekilmesinden Sonra Bölge Ernmeni ve Nasturi Faaliyyetleri
Osmanlı Devleti, Urmiye bölgesinde yoğunlaşan Ermeni ve Nasturilerin(İngilizce: Assyrian) faaliyetlerini yakından takip etmiş ve bunlara karşı yapılacak her türlü girişim idaha çok Vl Ordu Kumundanı Halil Paşa üstlenmiştir. Halil Paşa, Musuldan 22 ocak 1918 tarihinde Revandız Grubu Kumandalığına gönderdiği telgrafta (6); çeşitli istihbarat kaynaklarından sakız ve Savuçbulakın Tahliye edildiğinin anlaşıldığı ve Urumiyenin de tahliye edilmiş olabileceğini ifade etmiş ve bu haberlerin bölgeye Gönderilecek istihbaratçılarca teyit edilmesini ve Ermeni Nasturilerin kuvet ve vaziyeti hakkında malumat istihsaline ehemmiyet verilmesini rica etmiştir. 22 ocak 1918 tarihinde ikinci ordu kumandalığına gönderildiği, sakız ve Savuçbulakın boşaltıldığına dair gelişmeler hakkında bilgi verdiği şifre telgrafa (7), bölgedeki Ermeni ve Nasturilern faaliyetine dair şi bilgileri ifade etmektedir; (15 Aralık 1917 tarihinde ittifak develtleriyle Rusya arasında imzalanan) Mütarekenamenin madde-i mahsusasına tevfiken erzak tedarik etmek üzüer, Şemdinan Civarinda hatt-ı fasıl geçen köylülerimi Ruslar tarafindan Hüsn-i görmüş iseler de müsellahen dolaşan Ermeni ve Nasturiler tarafindan katledilmişlerdir. Kendisini kurtarabilenlerin ifadelerine göre Orumiyeh Cenubi havalisinde iki bin kader Ermeni ve Nasturi vardır. Birinci kafkas Rus Kazak Ordusu kumandanı Nezdine bu muamele protesto edilmiştir. Henüz cevap alınmadı. Halil Paşa, Başkumandalık Vekaletine gönderdiği 5 Şubat 1918 tarihli şifre telgrafta (8) Urmiyanin Ruslarca Tahliye edildiğine dair gelen haberler rağmen Urmiye yakınlarındaki Ermeni ve Nasturilern kuvetlerini attırmaya çalıştığını, Şehrin ele geçirilmesi için yapılacak bir harkete  herhangi bir kötü durumda meydana vermek ve Urmiyeye Daha güçlü müfreze ile girmek için işqalin müddeti ertelenmesi rica etmiş veyahut Van bölgesindeki lll. Ordu tarafindan harekete başlaması gerktiğini belirletmiştir. Ayrica Urmiye istikametinde daha kuvetli bulmak için kuar ve Kuzeyindeki Aşirden istifade etmeyi düşündüğünü, mevsimin aşairin harketine ve işaresine müsait olmadığını, daha fazla kuvvet ayrılması konusunun Sincar (Sencer)(9) Operasuonunu neticelenmesine bağlı olduğunu ilave etmiştir.
İngiltere, Rusların İrandan çekilmesiyle, iran, Afganistan ve Hindistandaki Müslümanları kendilerine karşı savaşın başından beri ayaklandırmaya çalışan Osmanlı ve Almanya Devletleri için hem bu amaçlarını fiiliyata geçirebilecek, hem de kafkasyaya uzanarak Bakü Petrollarini elde edecek ve Rusya Müslümanlarına Ulaşabilecek Müsait bir zemin ortaya çıktığının farkındadır. Savunma Bakanı Churchil Bolşevik ihtilali sonrasi doğuda ortaya çıkan durumu ... Başlıca tehlike şarktadır. İranda ve Hint okyanusunda ingilterenin menfaatlerini korumak lazımdır (10) Şeklinde sözleriyle değerlendirmiştir. Bu gelişmeler üzerine ingiltere, Ruslardan boşalan bölgeye askar sevk etmeye karar vermiştir. Inglizlerin Güney irandaki Sınırlı saydakı askerleri dışında kuzey gönderilecek yeterli olmadığından ve en yakın ingliz birliklerinin bulunduğu Bağdatın Güney Azerbaycan a Uzak olması sebebiyle ilk aşamada muhtemel bir Türk Taarruzunu önlemek veya Türkleri durdurmak amacıyla o yöredeki şbirliği içinde olduğu Ermeni, Nasturiler ve paralı asker olarak Rus ordusundan kaçan subay ve askerleri örgütlemek, talim ve terbiye etmek için bir askeri heyetin gönderilmesine kara verilmiştir ve bu heyetin başında genel Dunstrevil getirilmiştir (11) Urmiya Havalisindeki Ermeni ve Nasturileri örgütleme konusunda Amerika ve ingiliz konsolosları faaliyetlerini sürdürerken (12) iki üst düzey komutan ve 12 subaydan oluşan ve hedefi hazar Denizinde bir liman kenti olan Enzeliye ulaşmak olan bir başka Grup da Bağdattan irana getirmek üzere otomobille yola çıkmıştır.
Iranın Osmanlı sefiri olan ihtişam üs saltanın ifadelerine göre (13) ingilizler, iran da bulunan Rus askerleri kumandası general Baratofdan Rus askerlerinin daha önce işqal ettiği arazinin ingilizler tarafindan işqal edilinceye kader Rus askerlerini iran dan çekilmeleri için yarım etmesini istemişlerdir. Bu konuya dair ikdam Gazetesinde yayınlanan bir habere Göre (14) Baratot, Rus ihtilalinden sonra Urmiye de kalmış, subaylarının ve askerlerinin iaşesini sağlamaktan aciz ve Bolşeviklerden korktuğu için maiyeti ile birlikte birliklerine katılmıştır. Baratofun Mahiyetindeki subaylar, Ermeni ve Nasturilerin talim ve Terbiyesi il meşqul olmaktadırlar.
Rusyanın iranı tahliye etmesi uzun süredir hem Osmanlı topraklarında hem de iran içinde müttefiki olan ve Müstekil devlet olma emelleri taşıyan Ermeniler ve Nasturiler için hayal kırıklığına neden olmuştur. Ancak kısa süre içinde Rusyanın ingiltere doldurmuştur. Vl ordu kumandanı Halil Paşa, Vl Fırka kumandanlığına 1304.1918 tarihinde gönderdiği telgrafa(15) ; Osmanlı ordusu tarafından şimdiye kader Ermeniler karşı yapılan harekattan elde edilen tecrübeye gör eErmenilerin Rusların çekilmesi sonrasında takıncağı tutuma dair görüşlerini ve sonra için takip edilmesi gereken siyaseti de açıklamıştır. Buna göre Ermenilerin Ruslardan bekledikleri yardımın ve desteğin engellenmesiyle morallari tamamen çökecektir. Ermenilerin şu anda yaptıkları yıkım ve karşı koymaktan ibarettir ve küçük kuvvetle bunlara karşı başarı kazanmak mümkündür.
Söz konusu telgrafta ifade edildiğine göre; Ermeniler irandaki ingiliz, Fransız ve Amerikalılar tarafından himaye olacaklarını Ümit etmekdedir ve onlara iltihal etme fırsetını beklemektedirler.
2.Türk kuvvetlerinin Urmiye ve havalisine Dair Askeri Harekatı
 Rusların tahliyesi sonrasında Ermeni ve Nasturi çetelerinin faaliyetlerinin yoğunlaştığı bölge daha çok Urumiye ve çevresi olmuştur. VI ordu kumandanı Halil Paşa 13.2.1918 tarihinde Revanduz Grubu kumandalıına gönderdiği altı maddelik telgrafta (16) ,Rusların Üşünü, Pave, Savuçbulak mıntıkasını tahliye etmeleri üzerine Urmiye havalisinde Ermenilerin teşkilat yaptıklarına dair haber aldığını belirterek; gerek Rusların iranı tahliyesini nizami olarak anlamak ve gerekse iran dahilinde yapılan Ermeni teşkilati ve ingiliz teşebbüsatı, iranın hududumuzda mücavir mıntıkasındaki ahval ve erzak tedariki imkanı hakkında doğru malumat almak için Revandız Grubu Pave, Üşnü, Mergever, istikametlerine kuvvetli zabit keşfi kolları sürecektir. Emrini vermiştir. Bu keşif seferleri sırasında Ruslarla karşılaşmış durumunda kaşıf kol kumandanlarının yanlarında bulunduracakları beyaz bayrağı göstererek, genel vaziyeti gözlemlemek amacıyla memur edildiklerini söylemelerini, geri dönüşte Ermeni çetelerini pusu kurma ihtimalinin göz ardı edilmemesini (17) Miyandoab, Urmiye hattına kader ayrıca casuslar gönderilerek Ermeni teşkilatı, ordu kıtaatı hakkında bilgi elde edilmesini istemiştir. Halil Paşa, musuldan, VI. Fırka kumandalığına 12.3.1918 tarihinde gönderdiği telgrafta (18) ; Urumiye bölgesindeki Ermenilerin faaliyyetleri hakkında Ermenilerin tahti-ı işgali olmak üzere Orumiyeh cenubuna tecavüz etmelerine ehemiyet etmem. Yalnız ahaliye tehdid ve yağma için müteferrik çetelerin sarkıntıları ishtimal dahilindedir. Şeklindeki bir değerlendirme yaparak, alınacak tedbirle ilgili olarak ta buna ise bizim Üşnüyü işgal ederek ahaliyi himaye ve atlılardan istifade ederek bir veziyet almakla mani olabileriz. Demiştir. Üşnü bölgesinde Ermeni ve Nasturiler, Müslüman ahalinin evlerini yakmış ve Müslüman ahaliyi de katletmişler hatta karapapaklar gibi bölgede meskun bazı Müslüman Türkleri de kendileri ile birlikte harekete zorlamışlardır (19) Halil Paşa III. Ordu kumandalığına 26.3.1918 tarihinde gönderilen ve III. Ordu kumandalığından yazılan bir telgraf cevap olması muhtemel olduğu bildirilen başkumandalık vakalet-i celilesinden gelen 24.03.1918 tarih ve 4242 numaralı emri içeren telgrafta (20); Osmanlı devleti, özellikle Urumiye Gölü çevresindeki Ermenilerin faaliyetlerini engellemek için Azerbaycan da yerleşik Müslüman ahaliden oluşacak kuvvetlerle VI. Ve III orduların müştereken yürüteceği kars- Erivan istikametinde bir hareket başlatmayı kararlamıştır. VI. Ordu kumandanı Halil Paşa, III ordu kumandanlığına yapılacak müşterek hareket öncesinde Ermenilerin iran dahilindeki durumlarına dair verdiği bilgiler öğrenildiğine göre; iran veliahdi kumandasında Tebriz den hareket eden bir kısım iran kuvveti ile Ermenile rarasında Hoy da Çarpışma olmuş ve Ermeniler yenilerek kaçmaları üzerine bölgedeki Ermeni köyleri veliaht tarafından işgal edilmiştir. Urmiye nin ahvaline dayir VI.fırka kumandanı hayriden VI. Ordu kumandanlığına gelen 27.03.1918 tarihli ve iki ay önce Revandizden Urumiye”ye gönderilen ve yeni dönen iki Casusun ifadelerini içeren telgrafa göre (21); Urmiye de ahalinin elindeki silahlar Ermeniler tarafinden toplanmış ve bazı ahali silahlarını yerler gömmüştür. Urmiya de bir amerikan konsolosu ve bir de Fransız konsolos vekili mevcut olup, fransız konsolosunun Ermenilerin işine müdahale etmediği ve Amerika konsolosunun öteden beri Urmiyede ikamet eden zengin bir doktur olup ahaliden fakirler yardım etmiştir. Urmiyenin kuzeyinde haritada Üssi Peyan şerefhane olarak geçen mevkide Ruslar tarafından bırakılmış külli silah ve cephane olduğu ve Urumiyeden Marşımun (22) komutasında 1.000 Ermeni bölgeye hareket ettiyse de iran valisinin 1500 süvariden oluşan birlikleri karşısında mağlup olmuş ve Dilman istikametinde çekilmekte iken iki aşıretin saldırısına uğrayarak 500 ölü ve hayli miktarda da esir vermiştir. Halen Urmiyede ve Dilmanda 2.000 kader Ermeni mevcuttur ve Binların fransız ve rus tüfeği ile top ve iki makineli tüfenkleri vardır. (23)
Başkumandalık vekalet-i celilesinin emri il III ordu tarafindan van istikametine gönderilen III orduya bağlı ve başında Ali ihsan (Sabis) in bulunduğu IV kolordu Vanı ele geçrimiş ve (24) Saray ve başkale istikametinde Ermenileri takip etmektedir.(25). VI ordunun Urumiye istikametinde hareket etmek üzere tahsis edilen müfrezenin bir taburu da 5.4.1918 Rayatdan Hududu geçmiş olub Üşnü istikametinde, diğer üç taburu da Erbil ile Revandız arasında yürüştedir. Müfreze Üşnü de toplandıktan sonra Urmiye nin işgali için ilerleyecektir.(26) Halil Paşa XIII kolordu kumandalığı ve VI fırka kumandalığına gönderdiği telgrafta (27) vanın ele geçerilmesinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek Van bölgesinden çekilen ermenilerin Urmiye civarindaki ermenilerle birleşemsi durumunda onları takipte olan VI kolordunun mühimmat açısından sıkıntıya düşebileceği ve bu sebeple VI fırkanın acilen Urmiyeyi işgal etmesini istemiştir. Bunun üzerine VI fırka kumandanı Hayri Halil Paşadan Urumiye deki ermenilerin şehri savunmak için yığınak yaptıklarına dair haberler aldığını bu bakımdan savuçbulaka bir bölük gönderilmesini talep etmiştir. Halil Paşa dan Urmiye ye deir III ordu ve bu orduya bağlı IV kolordu kumandalıklarına Urumiye bölgesindeki ermenilerin durumu hakkında 13.04.1918 tarihinde gönderdiği telgrafta (28), Orumiyeh de ingiliz ve fransız subayları kumandasında 3,4 bin ermeni ile 2 seri atışlı, ikisi adi olmak üzere 4 top, birkaç makineli tüfenk bulunduğu, ermenilerin ileri müfrezelerinin Urmiyenin 20-30 km Güneynindeki Han, Hazmlar Maşan, Sevlatide bulunduğunu ifade etmiştir. Ermeniler, ingilizler ordusuna iltihak etmelerine müsaade olunması için iran hükümetine başvurmuş fakat iran hükümetince silahları terk ettikten sonra buna müsaade edileceği cevabı verilmiştir. Bu dönemde Urmiya bölgesindeki ermenilerin Güney de Musul bölgesinde ingiliz kuvvetleriyle çarpışan Osmanlı kuvvetlerine saldıracağı yönünde istihbaratlar gelmeye başlamış ve bunun üzerine Urumiye – Dilman bölgesini ele geçirme görevi IV. Kolorduya verilmiştir. Kolordu 10 Mayıs 1918 de Üşnü den Urmiyeye doöru hareket etmiştir(29). Enver Paşa VI ordu kumandalığına 11.05.1918 tarihinde gönderdiği bir telgrafta;(30) ermenilerin Musul bölgesine saldıracakları yönündeki istihbarattan bahisle IV. Kolordunun Urmiye Üzerinde hareket ini emir ettiğini ve aynı zamanda bir fırkanın da Erivan-Culfa Üzerine yürümesini ve kafkas Hükümetinden izin beklemeksizin Tebriz hattının işgal edilmesini özleille rica etmiştir. Viordu tarafından Rayat ve Üşnü istikametinde Urmiyeye doğru askeri harekete hazırlanırken Nasturi Patriği Marşimun, VI Tümen komutnlığına bir mektub göndererek Osmanlı devletine bağlılıktan bahsetmiş ve Ruslar tarafından kandırıldıklarını ve kürtlere karşı kendilerini savunmak zorunda kaldıklarını söyleyerek aman adilmiş fakat kısa süre sonra Osmanlı kuvvetlerine  yeniden saldırmıştır.(31) IV kolordu 12 Haziran da Dilmanı ele geçirmiştir. Dilmanın ve Selams Ovasının Osmanlı kuvvetlerinin eline geçmesi üzerine kafkas cephesinden gelen Andranik, idaresindeki Ermeni kuvvetleri Culfa dan Aras Nehrini geçerek Hoy Üzerinden Güneye doğru ilerlemeye başlamıştır. Ermenileri amaci Tebriz bölgesine kader ilerleyen ingiliz kuvvetleriyle birleşerek Osmanlı kuvvetlerini mağlup etmek ve Kafkas cephesine geri dönmektir. Fakat Osmanlı kuvvetleri ermenilerin ingilizlerle birleşmesine izin vermeden mağlup ederek Aras nehrinin kuzeyine doğru çekilmek zorunda bırkamıştır(32) 22 Ağustos 1918 tarihinde sene Şehbenderliğinden başkumandalık Vekaletine gelen bir telgrafta (33); ingilizlerin kirmanşahtaki kuvvetlerini seneye getirdiği ve ingilizlerin Savuçbulak ve daha doğru harekete geçmek üzere oldukları istihabaratı verilmiştir. Bir müddet sonra ingilizleri Reşt- Urmiye hattına kader Ulaşmışlar ve Tebriz e 10 km mesafede Bazmiç Köyüne kader yaklaşmışlardır(34). Başkumandan Vekili Enver Paşa, 06.05.1918 tarihinde Kafkas cephesinde bulunan Üçüncü ordu kumandalığına gönderdiği telgrafta Günye Azerbaycan ve Tebrizdeki ermeniler ve ingilizlerin o havalide yaptıkları taşkınlıklara dikkat çekmiş ve mümkün olduğu kader süratle Tebrize kuvvetli bir kıtaat gönderilmesini ve bunun için kafkasdan Tebrize kader gelen tren yolunun ele geçirmesini istemiştir.(35) Pave de bulunan 46 istihbarat zabitlerinden 03.06.1918 tarihinde VI ordu kumandalığına gelen telgrafa gör (36) ; Osmanlı devleti birliklerinin Tebrize doğru yönlenmesi üzerine ingiliz ve fransız konsolosları şehri terk etmiş ve Tebrizdeki ermeniler de firar etmeye başlamıştır. Osmanlı kuvvetleri kıs sürede, Tebriz-i ingilizlerden önce ele geçirmiş daha sonra Meyane, Değmetaş, Karaçam, Türmençayı(37) mevkilerinde ingilizleri şiddetli muharebeler sonucunda günydoğuya çekilmeğe mecbur etmiştir.
Ingilizler, Rusların irandan çekilmelei sonrası bir tarftan Urumiye Bölgesindeki Ermeniler ve Nasturiler birleşerek Osmanlı Devletinin önünü kesmeyi hedefleyerek diğer taraftan Tahran-Kazvin yoluyla Reşt Vilayetini ordan da Hazar Denizi sahilinde bulunan liman kenti Enzeliye ele geçirerek deniz yoluyla Bakü ye ulaşmayı v dönemde şehri ellerinde bulunduran ermenilerle birleşerek şehri işgal etmeyi planlamışlardır. Ancak Reşt ileri gelenlerinden Mirza küçük han ile Gilanli Aka Ahmet Hanın önderliğini yaptığı, söz sahipleri arasında aka Seyid Abdülvahap,Aka Seyid Mahmut, Aka Hacı şeyh Muhemmed Hasan, Aka şeyh ali, Ak şeyh muhemmed hüseynin bulunduğu ve Gilan da ortaya çıkan Bazı Türk subaylarının da olduğu bilinen ormanlarda yaşamaları sebebiyle bu isimle anılan Cengeliler (Ormncılar ve ya Orman kardeşleri) hareketi bölgedek iermeniler ve ingilizlere karşı önemli mücadeleler vermiştir (38). Cengellilerin iran dahilinde Dağıttıkları beyannamelerde kendi amaclarına dair verdikleri bilgiye göre hedef; vatanlarinin hürriyet ve istiklalini fiilen geri almak ve iranlıların çevre Müslüman komşularıyla iyi geçinmesine engel olan ingilizlere karşı muharibe etmekten ibarettir(39).  Osmanlı Devleti, iranda ki meşrutiyet haraketleri zamanında ğn plana çıkmaya başlayan Mirza küçük hanı (40) Rus faaliyetlerine karşı henüz savaşın başından itibaren desteklemiş, rusların çekilemsi sonrasında da özellikle VI ordu kumandalığı vasıtasıyla silah ve değerli hediyeler göndermiştir. Kuvvetleri hakkında kesin bilgi bulunmayan Mirza küçük han önderliğindeki Ormancılar, ingilizlerin Reştden kafkasyaya geçmesi için önemli olan Müncil körpüsünün müdafaasında başarılı olmuş (41) ve Reştteki ingiliz bankasına el koyarak Reşt konsolosu MC Loren ve Yüzbaşı Növili Tutklamıştır (42).
Sonuç
Bolşevikler ihtilali sonrasında irandan rusların çekilmesi özellikle işgal altında olan ve Osmanlı devleti ile rusların her türlü mücadilesine sahne olan iran için rus, ingiliz, Ermeni ve Nasturiler tehlikesini daha da arttırmıştır. Çarlığın yıkılmasiyla birliği bozulan rus askerleri iranı tahliyeleri sırasında geçtikleri bölgelri yağmalamış ve evleri ateşe vermişlerdir. Savaşın başından itibaren rus ordusu içinde ye ralan veya rus orsusunun Anadolu içlerinden ricatleri sırasında onlarla beraber geri çekilib Urumiye bölgesine gelen bölgedeki soydaşlarıyla birleşen ermeni ve Nasturiler, rus ordusundak isilahları ele geçirerek Güney Azerbaycandaki Türklere saldırmışlar ve pek çok katliam yapmışlardır. Ingiltere ise hem kendisi için çok önemli bir sömürge olan Hindistanın günvenliği hemde Bakü petrollarinin ittifak güçlerinin eline geçirmesini önlemek amacıyla rusların çekildiği bölgeye asker sevk etmeye başlamıştır. Ingiltere, Türklerin rusların çekildiği boşalttığı bölge kendilerinden önce ele geçirmesini engellemek için Amerikan,fransiz konsoloslarının da yarıdımıyla Ermeni ve Nasturiler desteklemiştir. Hatta ermeni ve nasturi çetelerini eğilmek için bartof gibi rus ordusu bakiyesi komutanları para karşılığında istihdam etmiştir. Ermeni ve nasturilerin (İngilizce: Assyrian) özellikle Urmiye bölgesindeki Türk ahaliyi katletmeleri üzerine VI ordusu ve III orduya bağlı birlikler Urumiye ye doğru kuzeyden ve  Güneyden harekete geçerek bu bölgedeki ermeni ve Nasturiler mağlup etmiş ve Hoy istikametinde ileri hareket sürdürülerek Tebriz ele geçirilmişler. Ingiliz kuvvetlerinin Baküye denizden ulaşabilmek için Hazer Denizi kıyısında bulunan liman şehri Enzeliye yaptıkları taaruz Gilan bölgesinde bulunan ve Orman kardeşleri olarak bilinen,liderliğini Mirza küçün hanın yaptığı silahlı birlikler tarafından uzun süre başarıyla engellenmiştir. 30 Ekim 1918de Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalanmasve savaşın sona ermesiyle mütarekenin ilgili maddesi gereğince Osmanl kuvvetleri 1918 sınırının ötesinde olduğu tek bğlge olan Kuzey iranı böşaltmak durumunda kalmıştır.
Kaynaklar   
Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlıöı Arşivi (ATASE), klasör. 484, Dosya.1986,Fihrist.001-11
K.4334,D.573A,F237-024
K.3632,D.136 F.003
K.3632,D.136F.003-01
K.3632-D.136-F.004
K.1848D.99.F.001-68
K.1848 D.99.F.001-68
K.3632-D.136-F.029-04
K.3632-D.136-F.006
K.3632-D.136-F.006a
k.3632-D.136-F.009
K.3632-D.136-F.042
K.3632-D.136-F.012
K.3632-D.136-F.013
k.3632-D.136-F.013a
K.3632-D.136-F.021
K.3632-D.136-F.021-02
K.3632-D.136-F.021
K.3632-D.136-F.021-02
K.3632-D.136-F.028-04
K.2922-D.512-F.017-04
K.378,D.1505,F.30
K.2922,D.512,F.017
K.400,D.1575,F.003-10
Ikdam,29 temmuz 1334
Ikdan, 10 Eylül 1334
Tanin, 13 Eylül 1334
Sebil-ül Reşid, 5 Eylül 1334
Birinci dünya harbidne Türk irak-iran cephesi 1914-1918 Genel kurmay tarihi stratejik etüt başkanlığı yayınları, C,3,2,Ankara 2002
Balga Rafael: iran halkları el kitabi, yayın evi v eyeri yok,1997
Qasımov Musa, Birinci dünya Muharibesi illeri Büyük devletler Azerbaycan siyasei 1914-1918 yıllar, Adiloğlu neşriyat, Bakü 2001
Sarısaman sadık, iranli bir Türk lider mirza küçük han Türk dünyası tarih dergisi mayıs 1998
Sykes percy, iran Türkçesi harb-i umumide iran, erken-i harbiye umumiye istihbarat dairesi naşriyatı, istanbul 1341
Yüceer Nasır, birinc idünya savaşında Osmanlı ordusunun Azerbaycvan ve Dağıstan hareketi, Azerbaycan ve Dağıstanın bağımsızlığını kazanması 1918, Genel kurmay başkalnlığı yayınları, Genel kurmay basım, Evi, Anakra 2002   
Etek Yazılar
1- Nâsır Yücer, birinci dünya savaşında Osmanlı Ordusunun Azerbaycan ve Dağıstan Harekâtı, Azerbaycan ve Dağıstanın Bağımsızlığının kazanması 1918, genel Kurmay askeri tarih ve Etüt başkanlığı Yayınları, genelkurmay basın evi,Ankara 2002,s.15
2- Genelkurmay askeri tarih ve stratejik etüt başkanlığı arşivi (ATASE),klasör.484,dosya.1896,fihrist.001-11. Ayrıca ikdam,29 temmuz 1334,bundan sonra arşiv isimi zikredilmeycek.k.klasör, D.Dosya, F. Fihrist anlamında kullanacaktır.
3- Percy Sykes, iran tarihçesi harb-i Umumide iran-Erkan-ı harbiye – i Umumiye istihbarat dairesi neşriyatı, istanbul 1341.s.63.(bu kitab Percy Sykesin iran tarihçesi adlı inglizce kitabindan birinci dünya savaşı ile ilgili kısmından Türkiye Cumhuriyeti Genel Kurmay Başkanlığı istihbarat Dairesinde Yüz Başı Cemal tarfından terccüme edilmiş ve Osmanlıca olarak basılmış bölümdür.)            
4- K.4337, D573A,F237-024
5- K,3663, D129-276, F 006-01
6- K.3635, D136, F 003
7- K 3632, D 136 , F 004ğ
8- K 3632, D136 , F004                
9- Sincarlar; yezididirler ve Yezidiler genellikle Lübnan ve Musul civarinda yaşamışlardır ve şeytana taptıkları bilinmektedir. VI Ordu kumandanı Halil Paşa 5 şubat 1918 tarihinde Başkumandalık Vekaletine Gönderdiği Urmiyenin ele geçirmesi il belgede Urmiyanin işğalı için kuvvetleri sencer operasyonundan sonra bu harekete katılan askerlerin bölgeye sevk edilmesi suretiyle karşılanacağını bildirerek Sencearlar ile ilgili bilgilere yer vermiştir; Sencar hareketine başlamak Üzereyeyim. Alınan haberlerden ingilizlerin çöl tarikiyle Sencarlılara silah kaçırıldığı bildiriyor. Ihtimal ki Sencar da ümidden fazla bir mukavemete maruz kalabiliriz. Ordunun gerisinde büyük bir çıban teşekkül eden bu eşkıya yuvasını tamamiyle temizlemek için tahsis ettiğim müfrezeden fazla olarak elyevm en yakın Erbilde bulunan Kuvvetten istifade etmek icab edebilir. Belge için BKZ, K3632- D136, F004a
10- Musa Qasımov, birinci dünya muharibesi illerinde büyük devlrterin Azerbaycan siyaseti 1914-1918 YıllarŞ, Adilaoğlu Neşriyat, Bakü 2001, s9
11- Percy Sykes, a,g,e.s60
12- Ikdam, 10 Eylül 1334
13- K.1848 , D99, F001-68  
14- Ikdam, 10 Eylül 1334
15- K.3632- D.136-F.029-04
16- K.3632- D.136.F.006
17- K.3632-D.136-F.006a
18- K.3632-D.136-F.009
19- K.3632-D.136-F.042
20- K.3632-D.136-F012
21- K.3632-D.136-F013
22- Hirisityan Nasturiler çetelerinin önderidir
23- K.3632-D.136-F013a
24- K.3632-D.136-F021
25- K.3632-D.136-F021-02
26- K.3632-D.136-F.021
27- K.3632-D.136-F.021-02
28- K.3632-D.136-F.028-04
29- Birinci dünya harbinde Türk harbi irak-iran cephesi 1914-1918,genel kurmy tarihi ve Stratejik etüt başkanlığı yayınları, C.3.2. kısım, Ankara 220,s,548
30- K.2922 - D512 – F.017-04 
31- Birinci dünya haribinde Türk harbi irak-iran cephesi 1914-1918,s.546
32- Tanin, 13 Eylül 1334
33- K.378,D.1505,F30
34- Tanin,13 Eylül 1334
35- K.2922, D.512,F.017
36- K.400,D.1575,F.003-10
37- Taninm, 11 eylül 1334
38- Sebil-ül Reşid, 5 eylül 1334
39- Sebil-ül Reşid, 5 eylül 1334
40- Ülkesinin rus ve ingiliz işgalinden kurtarması için mücadele eden bir vatanseve rolam Mirze küçük han hakkında Türkieyde sadık sarısamanın Türk Dünyası tarihi dergisinin mayıs 1998 tarihli sayısında yayılan ve iranli bir Türk lider mirza küçük han adını taşıyan makalesi dışında arşiv belgelerine dayalı ciddi bir inceleme bulunmamaktadır. Söz konusu makalede mirza küçün hanın iranlı bir Türk lider olduğu makalenin başlığında vurqulanmakradır. Ancan iranın etnik yapısında dair çalışmaları olan Rafael balganın iran halkları el kitabi adlı eserine göre mirza küçük han Gilan eyaletinde yaşayan ve kendilerine Gilek denilen Etnik topluluktandır ve hetta mirza küçün han, Gileklerini milli kahramanıdır. Bkz.Rafael balga, iran halkları el kitabi,s.147
41- Sarısaman sadfık,A.g.m.s.21
42- Sarısaman sadfık,A.g.m.s.22

Monday, November 22, 2010

Birinci Dünya Savaşı Sırasında Güney Azerbaycan’da Asuri, Ermeni ve Kürt İsyani

Güney Azerbaycan’ın yakın tarihi ciddi şekilde araştırıldığında AzerbaycanTürklerinin Ermeni ve Asuriler tarafından mezalime uğradıkları açık ve net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Ancak Güney Azerbaycan’ın yakın tarihinde gerçekleşen bu olayların mahiyeti, failler ve sebep-sonuçları tam anlamı ile belirsizliğini korumaktadır. Bu belirsizlik günümüzde Güney Azerbaycan Türkleri ve Ermeniler arasında olan ilişkilerin de analizini ciddi şekilde zorlaştırmaktadır. Yazımızın amacı Güney Azerbaycan tarihinin en karanlık olayı olarak bilinen Ermeni ve Asuri ayaklanmasına ışık tutmaya çalışmaktır. Yazımız üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Güney Azerbaycan’ın jeopolitiği ve büyük güçlerin çatışması, ikinci bölümde söz konusu ayaklanmanın tarihi temelini oluşturan Misyonerlik faaliyeti üçüncü bölümde ise ayaklamanın mahiyeti anlatılacaktır. Güney Azerbaycan’ın Jeopolitik Konumu ve Büyük Güçlerin Rekabeti Güney Azerbaycan Hazar denizi, Akdeniz ve Hint okyanusunun oluşturduğu üçgen arasında bir köprü ve orta doğunun kıtalarla münasebetini sağlayan stratejik konuma sahip coğrafyadan ibarettir. Ayrıca Bakü ve Musul petrollerine ulaşılabilecek bir yerde bulunması da bölgenin önemini arttırmaktadır. 1 Bu yüzden Güney Azerbaycan I. Dünya Savaşından önce de büyük güçlerin çekişme alanı haline gelmiştir. Güney Azerbaycan Rusya’nın Orta Doğudaki Yayılma Politikalarında kilit bölge konumunda olduğu için İngilizlerle yaptıkları 1907’i anlaşması ile Güney Azerbaycan’ı askeri nüfuz bölgesi ilan ederek, 1912’de işgal etmiştir. Ruslar 19. yüzyıldan itibaren Türkiye’nin doğusu ile daha yakından ilgilenmeye başlamıştı. Güney Azerbaycan’ın Osmanlı arazisi ile 450 KM ortak sınırı bulunmaktadır. Doğu Anadolu’dan İskenderun körfezine ve oradan Akdeniz’e inmek Rusya’nın temel politikası idi. Bunun için Güney Azerbaycan üzerinden Doğu Anadolu’daki etnik ve sosyal yapıdan yaralanarak Osmanlıya karşı Kürt, Ermeni ve Asurileri kışkırtmaya çalışıyordu. Lazeryev I. Dünya Savaşı’nda Rusların planı hakkında yazıyordu: “Kafkas Savaş Bakanlığı (KBO) savaşın ilk günlerinde Kürt, Ermeni ve Asurilerin (Nesturi) İsyanı için 25 bin silah, 12 Milyon mermi ve 25 bin ruble ayırmıştır. Azerbaycan’dan İsmail Ağa Simko ve Osmanlıdan Şeyh Abdulkadir, Abdulrezzak Bedirhan ve başka Kürt aşiretleri bu isyanda iştirak etmek için hazır olduklarını ilan etmişlerdir. Ama bu plan başarılı olamayınca Ruslar Ermeni ve Asurileri örgütlemeye ve profesyonel ordu kurmaya başladı”.2 İngiltere ve Fransa da Osmanlı’ya karşı Azerbaycan, Kafkasya ve Osmanlı topraklarında yaşayan Kürt, Ermeni ve Asurileri harekete geçirmeyi planlıyordu. Bu yüzden Asuri ve Ermeni liderleri ile diyaloga girmek için Culfa yolu ile Urmu’ya gelip görüşmeler düzenlediler. 3 İngiltere Güney Azerbaycan üzerinden Kafkasya ve Bakü petrolünü ele geçirmek niyetinde idi. Osmanlı devleti de (ittihatçılar) Güney Azerbaycan ve Kafkasya üzerinden Türkistan’a ulaşabilmek ve burada hakimiyet kurabilmek için gizli, geniş ve kapsamlı çalışmalar yürütürdü. Türk savaş planlarında Güney Azerbaycan’a önemli yer verilmiştir. Doğu Anadolu üzerinden herhangi bir planın hayata geçmesi için Güney Azerbaycan çok önem taşıyordu.4 1906’da Rusya Japonya ile Savaştan zayıf düşünce Osmanlılar bölgeyi ele geçirdi. Ama 1912’de 1. Balkan savaşı sırasında Azerbaycan’dan geri çekilmek zorunda kalınca Ruslar bölgeyi yeniden işgal etti.5 Böylelikle Rus, İngiliz ve Osmanlı devletleri Güney Azerbaycan’ı ele geçirmek için büyük bir mücadeleye girmiş ve Güney Azerbaycan I. Dünya Savaşının büyük meydanlarından biri haline gelmiştir. Güney Azerbaycan’ın Batısında Misyonerlik Faaliyetleri Abbas Mirza Azerbaycan’da misyonerlerin faaliyetlerini yasaklamış ve misyonerleri yabancı güçlerin casusları olarak niteleniyordu. O’nun ölümünden sonra Bazel misyonerleri Şuşa’dan ve Amerikan misyoneri Perkinz, İstanbul’dan Tebriz’e gelerek 13 Ekim 1834’te ilk toplantılarını düzenlediler. 6 Misyonerler dini hizmetlerin yanı sıra politika ile de ilgileniyor batı devletlerinin çıkarlarına hizmet ediyorlardı. Batı devletleri ise misyonerler kanalı ile bölgedeki etnik gruplarla bağlantı kurup bu grupları kendi amaçları doğrultusunda kullanıyordu. Batı Azerbaycan bölgedeki coğrafi konumu ve etnik çeşitliliğinden dolayı misyonerlik  faaliyetlerinin merkezi haline geldi. Urmu’da bulunan Amerikan misyoneri Samuel Rey 1862’de İstanbul ve Petersburg’daki elçiliklerine şöyle yazıyordu: “Rus Devletinden, Azerbaycan’a hücum etmesi ve burada bulunan Nesturileri koruma altına almasını istemeliyiz böylelikle bölgede Hıristiyanlığın gelişmesinin önünü açmış oluruz”.7 Tebriz’deki İngiltere konsolosu Çarlz Stwart “Amerika Perzbitrleri, Angilikon Kilisesi, Rum Katolikleri ve Rus Ortodoks Kilisesi yalnızca Urmu’ da faaliyet gösterir Azerbaycan ve İran’ın daha çok Hıristiyan nüfusuna sahip diğer büyük şehirlerinde hiçbir dernek ve misyonerlikleri bulunmuyor” diyeyazıyordu8. Amerikan misyonerleri Perkinz ve Grant 1835 yılında Urmu’nubölgedeki faaliyetleri için merkez olarak seçtiler ve çalışmaya başladılar. 6 ayiçinde Urmu ve civarında 50’den fazla okul açıldı. Bu misyonerlerin Urmu’dakifaaliyetleri yılda 50 bin dolara mal oluyordu. Amerikan misyonerlerinin 80 yıllık çalışmaları sonucu Urmu’daki Nesturiler Rus Ortodoks kilisesine tabi oldular. Bu da Rusya’nın Azerbaycan’da nüfuzunun artmasına sebep oldu.Rus dışişleri bakanı A.A.Noratov 7 şubat 1914’te yazdığı bir mektupta, Nesturilerin Ortodoks dinine geçmelerinin çok önemli olduğunu ve bunun siyasi açıdan olumlu sonuçlar doğuracağını söylüyordu9. 1898’de Azerbaycan’da yaşayan 25 bin Nesturi’den 20 bin kadarı Rus Ortodoks kilisesine katılmıştı. Amerikalılar dışında İngilizler de Kürt Ermeni ve Nesturileri misyonerlik çalışmalarının hedefi olarak seçmişlerdi. Asur Misyonerlik Komitesi adı altında faaliyetlerini yürüten Angilikan kilisesi 1903 yılında bu komiteni Urmu’dan Van’a taşımayı uygun gördü.10 Rusya’nın Urmu misyonerliği Rusların Osmanlı ve Güney Azerbaycan’da yürüttüğü politikaların merkezi konumuna gelmişti. Rusya’nın İstanbul büyük elçisi Giers “Bizim şimdiki görevimiz misyonerlik aracılığı ile Asurilerle irtibat sağlamaktır” diye yazıyordu. Ayrıca Kürtlerle de iyi ilişkilerin devam etmesinin gerektiğini belirtiyordu. 11 Rus Ortodoks misyonerliği Batı Azerbaycan bölgesindeki Asuriler üzerinde söz sahibi olmuştu. Salmas piskopolosu Sergey: “Rusya,misyonerlik faaliyetleri ile paralel olarak siyasi misyonunu da geliştirmelidir” tezini savunuyordu12. Bölgede misyonerlik faaliyetini yürüten diğer bir devlet de Fransa idi. 1840 yılında Papa tarafından gönderilen Fransız Lazaristler Nesturilerin arasında faaliyet göstererek onları Katolik yapmak için uğraşmış ve Katolik olmayı kabul eden Nesturiler” Keldani” adını almışlardır13. Savaştan önce bunların sayısının 40 bin olduğu sanılır. Bu arada Fransa kendisini Güney Azerbaycan ve Osmanlı’daki Katoliklerin hamisi olarak görüyordu. 1914-1918 Güney Azerbaycan’ın Batısı Batı Azerbaycan’ın merkezi Urmu şehri, savaştan önce Azerbaycan’ın zengin ve gelişmiş şehirlerinden biriydi ve Tebriz’den sonra ikinci büyük şehir sayılırdı. Başkent Tahran’da sinema bulunmazken bu şehirde sinema ve tiyatro salonları mevcuttu. Bu şehrin Kürtler tarafından talanı sırasında Simko’nun yağmaladıkları arasında 50’den fazla piyano bulunuyordu14. 40-45 bin nüfusu olan şehirde 3 bin Kürt ve yaklaşık 10 bin Nesturi ve Ermeni yaşıyordu. Ayrıca Urmu Gölü ile Osmanlı sınırları arasında Kürt aşiretlerinin yanı sıra 45 bin kadar Hıristiyan azınlık da (Ermeni, Asuri, Keldani) yaşıyordu. Asuri ve ermeniler Urmu’nun güneyinde 300 ve Salmas’ın kuzeyinde 60 köyde tarımcılık işleriyle uğraşarak geçimlerini sağlıyorlardı. Yabancı gezginlerin yazdığına göre bu köyler çok gelişmiş ve güzeldi ve Asuriler herhangi bir sorun olmadan Azerbaycan Türkleri ile huzur içinde yaşıyorlardı. I. Dünya Savaşı başlamadan önce Urmu Savaş Sahnesine dönüştü. Kürt aşiretleri Ekim 1914’de Urmu şehrine saldırmaya başladı. Ruslar Nesturilere 3 bin kişilik takviye gücü ve silah gönderdi. Bu birliklere karşı harekete geçen Osmanlı ordusu ve bir aşiret taburu Urmu ve Salmas arasındaki bölgeyi işgal etti. Osmanlı devletinin savaşa girmesi ile bölgedeki tansiyon iyice yükseldi. Kürtler cihat adı altında dağlardan inip, ayrım yapmadan önlerine gelen köyleri yağmalamaya başladılar. Rus silahları ile donatılmış Ermeni ve Asuri birlikleri de Azerbaycanlıları katletmeye başladılar. Osmanlılar Sarıkamış’deki büyük askeri harekata başlayınca Ruslar Güney Azerbaycan’daki kuvvetlerini geri çekmek zorunda kaldı. Türk ordusu 4 ocak 1915’te Urmu’nu ve 14 Ocakta ise Salmas’ı ele geçirdi.r usların geri çekilmesi ile yaklaşık 20 bin Nesturi ve Ermeni de şehir ve köylerden kaçmaya başladı. Kış mevsimi olduğu için yaklaşık bin kişi yollarda öldü. Kaçmaya fırsat bulamayanlar ise Amerikan hastanesi ve Fransız misyonerlik merkezine sığındı. Bu arada Azerbaycanlılar birçok aileye kucak açıp evlerine aldı. Osmanlı ordusunun önünden hareket eden Begzada, Herki ve Zaza Kürt aşiretleri şehri işgal edip yağmaladılar. 2 gün sonra Osmanlı ordusu şehre gelince bu talana son verdi. Bu sırada Amerikan hastanesinde tifüs ve başka hastalıklar yayılmaya başladı. Filip Prays’a göre Hıristiyanlardan 5 bin Azerbaycanlılardan ise 15 bin kişi salgın hastalıklardan dolayı yaşamını yitirdi15. Mart’ın birinde Ruslar harekete geçip Salmas ve Urmu’nu işgal etti.Ama Nisan başında Türk birlikleri Halil Paşa komutası altında Van Gölü’nün güney kıyısından yola çıktı ve 16 Nisan da şehri geri aldı. 1 Mayıs’ta ise Salmas’ın kuzeyinde mevzilenen Ruslara saldırı düzenlendi. Ama Osmanlı ordusunun yanında yer alan Kürtler savaş başlar başlamaz meydanı terk edip kaçtılar. Halil Paşa ordusunu geri çekmek zorunda kaldı dolayısıyla 20 Mayısta Ruslar yeniden Urmu’ya girdi16. Ermeni ve Asuri birlikleri intikam amacı ile şehir ve köylere saldırıp katliama başladı. Osmanlı arazisinde yaşayan Asuriler(Cilo) 17 gelecekte geniş bir özerklik vadi üzerine Ruslara katılıp 10 mayısta Osmanlıya karşı savaş ilan ettiler. Bu tarihte Patrik Marşimun bir açıklama yaparak Türk yönetimine karşı 20 bin askeri gücü ile Rusların ve İngilizlerin yanında yer alacağını söyledi. Bununüzerine Osmanlı hükümeti isyanı bastırmak için Doğu Anadolu’ya bir askeri birlik gönderdi.18 1915 Ağustos ayında Asuriler Osmanlı ordusu tarafından hezimete uğrayıp patrikleri Marşimun’la birlikte Güney Azerbaycan’a doğru kaçamak zorunda kaldı19. Misyonerler bu kişilerin sayısını en az 35 bin olarak belirliyorlar. Rus ve Ermeni güçlerince desteklenen bu grup zorbalığa başlayıp köy ve şehirleri özellikle Urmu pazarını yağmaladılar ve karşı çıkan herkesi öldürdüler. Bu zamana kadar Azerbaycanlılarla huzur içerisinde yaşamış olan yerli asuriler de katliama katıldı.20 Bu olaylarda binlerce Azerbaycanlı katledildi. 1917 devriminde imparator Nicolay hakimiyetten düştü. Aralık’ın sonunda Ruslar Almanya ve Osmanlı ile Savaşın durdurulmasına dair Brest-Litofski anlaşmasını imzaladı ve Rus ordusuna Haziran 1917’de cepheden çekilme emir verildi. Rus Saldat ve Kazakları savaş meydanından geri çekilirken şehir ve köyleri yağmalamaya başladı. Urmu pazarını yağmaladıktan sonra ateşe verdiler. Ruslarla birlikte Osmanlı cephesinde savaşan Ermeni ve Asuri birlikleri de bu bölgeye geldi. Rusya’nın devrimci yönetimine tabi olmak istemeyen 800 Rus subayı Urmu’da kalıp Asuri birliklerini eğiterek Ermeni, Asuri ve Keldanilerden oluşan 20 bin kişilik bir Hıristiyan ordusu yarattı. İran’daki Rus desteğini kaybeden İngilizler de Asurilere destek vererek oluşan boşluğu doldurmaya çalışıyordu. Tiflis’ten çok sayıda İngiliz ve Fransız subayı Asuri birliklerini desteklemek için bölgeye gönderildi. Amerikan misyonerleri Nesturilerin savaşa devam etmelerini sağlamak için Rusların bölgeyi terk ederken sattıkları silahları satın alarak onlara verdi. Marşimun, Aga Petros ve başka Ermeni ve Asuri liderleri Salmas’tan Urmu’ya gelerek Amerikan misyoneri doktor Şet, Rusların eski konsolosu Nikitin ve 72 kişilik Fransız heyeti ile birlikte çalışmalara başladılar. MUTWA adlı Hıristiyan bir kurul yönetimi ele geçirdi. Asuriler bölgede hakim olduktan sonra büyük bir katliam gerçekleştirerek 3 gün içinde 10 binlerce insanı özellikle çocuk ve kadınları öldürdüler. Şehir ve köylerden kaçanlar ise kışın soğuğunda ovalarda can verdi. İngilizlerin aracılığıyla şakak aşiretinin lideri Simko, Marşimun’la bir Kürt- Asuri ittifakı kurma girişiminde bulundu. Asuriler gelecekte bu bölgeyi ele geçirmek niyetindelerdi. Patrik Marşimun’u buluşmaya davet eden Simko da aynı düşünceyi taşıyordu ve Güney Azerbaycan’ın batısında bir Kürt devleti kurmak peşinde idi.21 Salmas şehrinin yakınlarında Köhneşehir’de görüşme sırasında Marşimun Azerbaycan’ın Kürtlerle Asurilerin ortak ülkesi olduğunu ve birleşerek Tebriz’I ele geçirebileceklerini söyledi. Simko Asurilerle beraber hareket edeceklerine söz verdi fakat Marşimun’u kapıdan çıkarken sırtından vurarak öldürdü. Adamları da Marşimun’la gelen 140 kişiden çoğunu öldürüp Simko’nun kalesi sayılan Çehrik’e kaçtılar. Haberi alan Asuri ve Ermeniler Petros Ağa liderliğinde Köhneşehr’i kuşatıp ateşe verdiler, yaklaşık bin kişiyi öldürdüler. Urmu’da da intikam amacı ile kapı kapı dolaşıp buldukları herkesi katıl ettiler. Simko’nun bu davranışı 10 binlerce Azerbaycanlını n ölümü ile sonuçlandı. Araştırmacıların çoğu İngilizlerin Marşimun’u Rusların çıkarlarına hizmet ettiği için öldürdükleri görüşünde birleşiyorlar. Çünkü bu olaylar sırasında İngiltere’nin ünlü casusu kolenel Lorens(Arabistan Lorensi) Simko güçlerinin başında duruyordu. Nahidi -Azer’e göre İngiltere hem Marşimun hem de Simko’ya Batı Azerbaycan’ın hakimiyetini vadetmişti. Burada tek engel Şeyh Muhammet Hiyabanî ve Azerbaycan Demokrat partisiydi.22 1918 ocağın sonunda Rus ordusunun geri çekilmesi ile Tebriz’de Hiyabanî liderliğinde (Nikitin’e göre Noberi Liderliğinde) Demokrat Partisi denetimi ele geçirdi23. Urmu’dakı olaylar Tebriz’in harekete geçmesine sebep oldu.Olaylarla ilgili Teceddüt gazetesinde şu ifadelere yer alıyordu: “Asurileri kışkırtan kimdir? 6100 kişinin ölümünden kim sorumludur? Bu olayların sorumlusu Asurileri silahla donatan Amerika misyonerleridir. Gençlerimiz annelerimizin Ermeni ve Asurilerin esiri olmasına izin vermeyecektir, biz savaşa hazırız”.24 Demokratlar bir yandan Asurilerle müzakereye otururken, diğer yandan stratejik öneme sahip ve işgal döneminde Rusların ağır silahlarının deposu olan Şerefhana Limanı’nı korumaya çalışıyordu Hiyabani’nin emriyle bir gurup mücahit limanı ele geçirme çabasında olan Asuriler’i Hoy şehrine kader geri çekilmeye zorladı. Hoy mücahitlerinin savaşa katılmasıyla Salmas şehri de Azerbaycan halk ordusunun eline geçti. Ama bir kaç gün sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Nikitin: “Demokratların bu hareketi bizim Urmu’da mahsur kalıp etkisiz hale gelmememize neden oldu” diye yazıyordu.25 Mayıs ayında Osmanlı ordusunun birlikleri sınırı geçerek Hoy’a geldi ve oradan da Salmas’a hücum etti. Birkaç günün içinde Asuriler geri püskürtüldü. İngilizlerin emri ile Ermeni general Andrianik arkadan Osmanlılara saldırmak için Hoy’a doğru yola çıktı. Osmanlı ordusu gelinceye kadar Hoy halkı tarafından büyük bir direnişle karışılaşıp bu kenti alamadı. Osmanlı ordusu tarafından mağlup olan Ermeniler geri çekilerek İrevan’a döndü. Asuriler ise İngiliz ordusundan yardım talebinde bulundu. Sekiz Temmuz’da bir İngiliz subayı uçakla Urmu’ya gelip, yardım etmeye hazır olduklarını bildirdi. Asuri ve İngiliz birliklerinin iki hafta sonra Sayınkale’de bir araya gelmeleri kararlaştırıldı. Bu şehirde onlara silah ve sursat verilecekti. Asuriler Soğukbulak yönünden yollarını açmak zorundalardı. Fakat Savaş uzayıp şehirde yenildiklerine dair haberler yayılınca 60 bin Asuri kenti terk edip kaçtı.26Arkaları nda ise Simko’nun adamları vardı. İki Ağustos’ta Türk ordusu Urmu’ya girdi ve büyük coşku ile karşılandı. Kaçmakta olan Asuri ve Ermeniler 19 gün sonra İngiliz birliklerine ulaştı. İngilizler mültecileri Hemadan’a oradan da Bağdat’a gönderdi. Böylelikle Azerbaycan uzun bir işgal ve zulüm döneminden sonra Asuri kabusundan kurtuldu, Yabancı devletlerin ve misyonerlerin sebep olduğu olaylarda 130 bin Azerbaycanlı ve 55 bin Asuri ( Azerbaycan ve Osmanlı topraklarında) savaş, açlık, soğuk ve hastalıklardan dolayı yaşamını yitirdi. Savaş bittikten sonra Osmanlılar Azerbaycan’ı terk ettiler ama Osmanlı ordusu ile gelen yüzlerce Kürt ağır silahları ile Çehrik’e gelip Simko’ya katıldı.4 yıl boyunca ağır kayıplar veren Azerbaycanlılar şehir ve köylerine dönmeye başladığında Simko’nun yağmacı güçleri ile karşılaştılar. Binlerce insane öldürülerek, Urmu, Salmas ve çevresi Simko’nun eline geçti. Simko isyanında Urmu şehri iki yıl boyunca onun zulmüne maruz kaldı. Bu yıllarda Kürtler büyük cinayetlere sebep oldular27.
Sonuç
Asuri isyanı sonucu Azerbaycan’ın bu bölgesi otanmaz yaralar aldı. Kacar hakimiyetinin zaafa uğramasıyla yaranan otorite boşluğu bir yandan, diğer yandan Rus işgali döneminde Azerbaycan mücahitlerinin etkisiz hale getirilmesiyle Azerbaycanlılar savunmasız kalmışlardı. Bu ise Azerbaycan Türklerinin güç kaybetmesine neden olmuştu. Ticaret ve tarımla uğraşan ve yerleşim düzeni içinde yaşayan Azerbaycanlıları n bu isyan sonucu üretim ve mali güçleri tükenmiştir. Kürtler ise aşiret yapısını ve geleneksel harbi güçlerini korudukları için savaş sonunda bölgede kazanan taraf oldu. Yüzlerce terk edilmiş Türk ve Asuri köylerini ele geçirip geniş şekilde bölgede yayılmaya başladılar. 
KAYNAKLAR
1.Akgül, Suat
(1995) Rusya’nın Doğu Anadolu politikası (1918'e kader), (yayınlanmamış
Doktora tezi),
Hacettepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Ankara
s. 22 .
2. Bak. Berzui,
Mucteba. (2000) Ozayi Siyasi Kordestan az Sale 1225 ta 1325. Tahran.
3. Kesrevi,
Ahmet. (2000) Tarihe Hicdeh Saleye Azerbaycan, Tahran: Sedaye Muaser
(1379),s. 619.
4. Akgül, s.
18.
5. Liderholm,
Jons (1999). "1915 Doğu Anadolu ve Azerbaycan'da 1. Dünya savaşı
sırasındaAsuriler ve Suryaniler (1914-1918). Araştırma. İsveç
http://www.geocitie s.com
6 Mensuri,
Firuz. (2000). Mutaleati der bareye tarih,zeban ve ferhenge Azerbaycan.
Tahran:
7. Aynı eser,
s. 476.
8. Aynı eser,
s. 512.
9. Akgül, s.
102.
10. Yonca,
Anzerlioğlü, (2000) Nesturiler. Ankara: Tamğa yayıncılık, s. 56.
11. Akgül, s.
101.
12. Aynı yerde.
13.
Anzerlioğlü, s. 68.
14. Ahmedi,
Nesr (1998). Cudayihahi der kordestane İran, İrak ve Torkiye, Nanter, Franse: Kanune
cevanane İrani, s. 21
15. Kesrevi, s.
539.
16. Liderholm Muesseseye mutaleate tarihe
muaser İran. Bonyade Mustezefan ve Canbazan, s. 488.
17. Güney
Azerbaycan’da Türkiye’den gelen Asurilere Cilo denilir. Cilo Asurilerin bir
kabilesinin
adıdır .Batı kaynakları 1914te Asurilerin sayısını 150 bin olarak belirtiyor.
18. Akgül, s.
138.
19. Kesrevi, s.
546.
20. Liderholm,
J.
21. Aynı eser
22.
Nahidi-Azer, Abdul-Hüseyin, (2000) Conbeşe Azadistan, Şeyh Muhemmet Hiyabani,
Tebriz: Naşre
kalem, (1379): s. 167.
23. Nikitin,
Musyub (1947) Hateret ve sefername.çev. Alimuhammet Ferveşi, Tahran: Kanune Marefet,
(1326): s. 240.
24.
Nahidi-Azer, s. 167.
25. Nikitin, s.
241.
26. Dnstroril,
Genral major (1979) İmperiyalizme İngilis der İran ve Kafkaz (1917-1918), çev, Hoseyn
Ansari. Tahran: Menuçehri, (2537): s. 259.
27. Nikitin, s.
255.
 
Dr: TALAS AVŞAR